İslamiyet Öncesi Türk Kültür ve Uygarlıkları

GÖKTÜRK DEVLETİ ( 552-659)

 

Göktürkler Bumin Kağan önderliğinde Avarlara karşı bağımsızlık savaşı vermişler ve merkezi Ötüken olmak üzere devletlerini kurmuşlardır.

 

Türk adı ile kurulan ilk devlettir.

 

Türk kelimesi devlet olarak ilk kez Göktürklerde kullanılmıştır. Zamanla bu isim ulus adı olarak kullanılmaya başlanmıştır.

 

Doğuda Japon Denizi, batıda Hazar Denizi, güneyde Hindistan, kuzeyde Sibirya steplerine kadar uzanan alanlarda egemenlik kurmuşlardır.

 

Orta Çağ’da Orta Asya’da kurulan sınırları en geniş devlettir.

 

Türklerin kendilerine ait ilk milli alfabesini oluşturmuşladır.

 

Bumin Kağan ülkenin doğusunu yönetirken batısının yönetimini kardeşi İstemi Yabgu’ya bırakmıştır.

 

Bu dönemde ilk yönetim anlayışı uygulanmıştır.

 

İstemi Yabgu İpek Yolu egemenliği için Saasnilerle işbirliği yaparak Akhun Devletini yıkmıştır. Daha sonra da Sasanilere karşı Bizans ile işbirliğine yönelmiştir.

 

Göktürkler 582’de ikiye ayrılmıştır. Doğu Göktürkleri 630’da Çin tarafından yıkılırken Batı Göktürkleri ise 658’de Çin egemenliğine girmiştir.

 

Çin egemenliğini kabullenmeyen Göktürkler zaman zaman bağımsızlık için ayaklandılar. Bunların en ünlüsü Kür-Şad ayaklanmasıdır.

 

II. GÖKTÜRK DEVLETİ ( KUTLUK) ( 682-745)

 

Kutluk Kağan Çin’e karşı mücadele ederek doğu bölgelerindeki Türk boylarını yönetim altına toplayıp bağımsızlığa kavuşturmuştur. Bundan dolayı Kutluk Kağan, İlteriş ( derleyen toplayan) unvanını almıştır.

 

İlteriş’in oğulları Bilge Kağan ve Kültigin ile vezirleri Tonyukuk döneminde Türkler Çin’e sefer yapacak kadar güçlenmiştir. Bilge Kağan’ın Çin entrikaları ile öldürülmesinden sonra devlet eski gücünü kaybetmiş ve 745’te Uygur, Karluk ve Basmiller tarafından yıkılmıştır.

 

Türkler hakkında bilgi veren ilk eser, Türk tarihinin ilk milli kaynağı ve Türk hitabet sanatının benzersiz örneği olan Orhun Abideleri 727’de Tonyukuk, 732’de Kültigin, 735’te Bilge Kağan adına Kutluk Devleti döneminde dikilmiştir.

 

Bu anıtlarda vatan ve milliyetçilik duygusu anlatılmış, ayrıca Çin politikaları ile Türklerin bazı hatalı tutumlarından bahsedilmiştir.

 

UYGUR DEVLETİ ( 745-840)

 

Yerleşik hayata geçen ilk Türk devletidir. Bu yüzden sanat ve tarımda diğer Türk devletlerinden ileri düzeydedir.

 

Mani dinine inanmışlardır.

 

Kendilerine has alfabeleri vardır.

 

Türklerde ilk matbaayı Uygurlar kullanmışlardır. Hareketli harf tekniğini geliştirmişlerdir.

 

II. Göktürk Devleti’nin yıkılmasından sonra Ötüken’e egemen olmuşlardır. Kurucusu Bilge Kül Kağan’dır. Zamanla kuraklık, kıtlık ve Kırgız- Moğol saldırıları sonucunda Karahoça’ya yerleşmişleridir.

 

Mani dinin etkisi ile yerleşik hayata geçmişlerdir. Türk tarihinde yerleşik hayata geçen ilk Türk devletidir.

 

Bu nedenle sanat ve tarımda diğer Türk devletlerinden daha ileri düzeyde olmuşlardır. Yerleşik hayata geçmelerinin sonucunda saray ve tapınaklar yapmışlar kanallar açıp tarımı geliştirmişlerdir.  Mimari ve şehircilikte ileri gitmişlerdir.

 

Minyatür ve orta oyununu geliştirmişlerdir.

 

Orta Asya’da din değiştiren ilk Türk topluluğudur. Mani ve Buda dinlerini kabul etmişlerdir.

 

Ticaretle uğraşan Uygurlar; Hint, Tibet ve Maeraünnehir halkı ile sıkı ilişkilerde bulunmuşlardır.

Mani dinini benimsemeleri savaşçılık özelliklerinden uzaklaşmalarında etkili olmuştur.

 

Büyük Uygur devletine 840-‘ta Kırgızlar son vermiştir.

 

Uygurlar başta Budizm olmak üzere çeşitli dinlere bağlı değişik kültürlerle ilişki kurdukları halde dini terimlerinin Türkçe karşılıklarını kullanmaya özen göstermişlerdir.

 

 

 

 

 

 

İSLAMİYETTEN ÖNCE TÜRK KÜLTÜR VE UYGARLIĞI

 

BOZKIR KÜLTÜRÜ

 

Orta Asya’da Türk kültürünün oluşmasında en önemli etkenlerden bir de bölgenin coğrafi özelliklerini içinde toplayan BOZKIR YAŞAMIDIR. Sıcaklığın hızlı değişimi bozkır yaşamının yani göçebe yaşamın temel etkenlerinden biridir. Türklerin göçebe yaşamı ve buna bağlı olarak hayvancılıkla geçinmeyi tercih etmeleri bozkır koşullarının doğal ve zorunlu bir sonucudur. Süreç içerisinde bozkır kültürü Türk kültürü ile özdeşleşmiştir.

 

Bozkırlar çöl olmayıp bol otlakları ile hayvancılığa elverişli kuru tarıma ortam hazırlayan yarı kurak yaylardır.

 

DEVLET YÖNETİMİ

 

EGEMNLİK ANLAYIŞI

 

Eski Türk devlet geleneğinde hükümdar yönetme hakkını tanrıdan almıştır. Yani Türk devletlerinde egemenliğin kaynağı KUT ‘a dayanmaktadır. Devleti yöneten kişi olan Hakan yada Kağan seçimle değil Kut’u taşıyan kişilerle girişeceği mücadeleyi kazanmasıyla belirliyordu.

 

 

KUT İNACININ ÖZELLİKLERİ

 

  1. Hakanın ülkeyi yönetmek üzere Göktanrı’dan aldığı yetkiye KUT denir.
  2. Kan bağı ile ailenin erkek üyelerine aktarılır.
  3. Kut geleneğine göre Ülke hanedanın ortak malıdır.
  4. Kut anlayışına göre hanedanın erkek üyeleri hakan öldükten sonra yerine geçebilme konusunda eşit hakka sahiptirler.
  5. Egemenlik anlayışı Kut inancı taşımasına rağmen, dinsel özelliği yoktur.

 

KUT İANCININ OLUMSUZ SONUÇLARI

 

Yeni hakanın belirlenmesinde belli ve kesin kurallar olmadığından veraset ( babadan oğla geçme) sisteminde düzen sağlanmamıştır.

 

Hemen hemen bütün Türk devletlerinde veraset anlayışı yüzünden taht kavgaları yaşanmıştır.

 

Devletler bu yüzden kısa süre içinde dağılma sürecine girmişlerdir.

 

Hükümdarın zaman zaman ülke topraklarını hanedanın erkek üyeleri arasında paylaştırması ve bunun sonucunda güçlü merkezi otoritenin oluşturulmamasında neden olmuştur.

SİYASAL ÖRGÜTLENME

 

Türk devletleri bir liderin yani hakanın önderliğinde boyların birleşmesiyle kurulurdu. Devlet bünyesinde farklı Türk boyları yaşardı.

 

Türk devletleri boyların bir merkezde toplanmasıyla kurulduğundan federatif yada federasyon özelliği taşımışlardır.

 

Devlet güneşin doğduğu kısım olan Doğu merkez olmak üzere Batı, Kuzey ve Güney olmak üzere bölümlendirilerek yönetilirdi. Doğu merkez olduğundan Hakan tarafından yönetilirken diğer bölümler genellikle hakanın erkek kardeşi tarafından Tigin veya Yabgu unvanıyla yönetilirdi.  Bu duruma Türk devletlerinde İkili Yönetim de denmiştir.

 

Türk devletlerinde hakan her ne kadar devlet yönetme yetkisi olan Kut’u Göktanrıdan alsa da ülke yönetiminde dinsel olgulara yer verilmemiştir. Kut geleneği Türk hakanlarında İlah- Kral anlayışına dönüşmemiştir. Bu yüzden Türk devletleri laiktir denilebilir.

 

Kut geleneğine uymayan ilk Türk devleti Mısır’da kurulan ve bir Türk İslam devleti olan Memlüklülerdir.

 

Kut geleneği Türk devletlerinde varlığını Osmanlı Saltanatının kaldırıldığı 1922’ye kadar sürdürmüştür. 

 

 

 

KURULTAY

 

Kurultay devletle ilgili siyasal, sosyal, ekonomik, askeri ve kültürel olmak üzere birbirinden farklı konuların tartışılarak karar bağlandığı danışma kuruludur.

 

Kurultay hakanın başkanlığında boy beyleri ve hakanın yakınlarının katılımıyla toplanmıştır.

 

Boy beyleri kendi boylarını Kurultayda temsil ettiği ve düşündüklerini hakan özgürce ifade edebildikleri için kurultay bir çeşit demokratik kurumdur.

 

Son sözü hakan söylediği için kurultay bir danışma kuruldur.

 

Hakan töreye bağlı olmak zorunda olduğu için yetkileri sınırsız değildir. Onun yetkileri hukuk tarafından sınırlandırıldığı için bir hukuk devleti anlayışı ortaya çıktı denilebilir.

 

Hakan kurultaya din adamları olan Şamanları almayarak laik bir devlet yapısı kurmaya çalışmıştır.

HATUN

 

Hakanın eşi olan hatun devlet yönetmede söz sahibidir.

Kurultay toplantılarına katılarak siyasi görüş bildirmiştir.

Yabancı devletlerle olan görüşmelere katılıp uluslar arası ilişkilerde de görev üstlenmiştir.

 

SOSYAL YAPI

 

Sosyal düzenin çekirdeği ailedir. Ailenin birleşmelerinden Urug yani aileler birliği oluşur. Aileler ve soylar bir araya geldiğinde Boylar oluşur. Boyların birleşmesi ile de Bodun yani il denilen devlet oluşur.

 

Toprak üzerinde özel mülkiyet anlayışı gelişmediğinden köleci toplum yapısı da oluşmamıştır. Din adamlarına saygı duyulmakla birlikte yönetime katılmamıştır.

 

Sosyal hayatı yazısız hukuk kuralları olan töre düzenlemiştir. Törelere kağan da uymak zorundadır. Törelere göre Türk hükümdarı halkına hizmet etmeli ve onların refahı için çalışmalıdır.

 

Kağanların dönem dönem düzenledikleri yeme içme törenlerine TOY, Türklerin sosyal dayanışma ruhunu da güçlendirmiştir.

 

ORDU

 

Askerlik, Türkler için özel bir meslek olmamıştır. Her birey kadın veya erkek savaşçı olarak kabul edilmiştir. Türk ordusu sürekliydi ve ücretli değildi. Orduda ilk kez onluk sisteme göre düzenleme Asya Hun Hükümdarı Mete Han tarafından yapılmıştır.

 

Türk ordusun temelleri Asya Hun İmparatorluğu döneminde Mete Han tarafından MÖ 209 yılında atılmıştır.

Yorum Yaz